Hilal’i
üniversite yıllarından tanırım. Esmer, beyaz tenli, kısa boylu, narin fakat
hatları dolgun bir kız. Kısa saçlarını kahkül bırakır.
Bir
gece beni evine davet ettiğinde olacakları biliyordum. Daha önce de belirli
aralıklarla görüşmüş birlikte olmuştuk. Fakat artık şehir dışında bir sevgilisi
vardı. Ciddi bir ilişki yaşadığını duyurmuştu erkeklere. Kaçamak yapmayı
bırakmış olduğunu düşünüyordum. Yol boyunca aklımda bu düşünce vardı.
Eve
girdiğim vakit Hilal’i karşımda görünce ne sevgilisi ne de başka bir şey
düşündüm. Tek isteğim karşımdaki kadındı. Askılı bluz içinde küçük göğüsleri
sertliklerini belli ediyorlardı. Altında siyah tayt vardı. Amcığı kabarmıştı.
Gözlerimi ondan alamıyordum. Devasa kayısı oradaydı. Uzansam dokunacağım bir
mesafede. Bu düşüncelerle salona girdiğimde yerde minder üzerinde oturan bir
misafir olduğunu gördüm.
İlk
kez gördüğüm genç çocuğa selam verip bir köşeye iliştim. Kısaca tanıştırıldık.
Ardından yanımda getirdiğim votka şişesini açıp kadehlere pay ettim. Birkaç
sigara ve alkol sonrası ortama uyum sağladım. Geceyi başbaşa geçireceğimizi
sanıyordum. Bir rakip görmeyi beklemiyordum fakat savaşmadan gitmeye niyetim
yoktu.
Hilal,
ara sıra odadan çıkıyor segilisiyle telefonda konuşuyordu. Konuşmaktan çok bir
tartışma yaşanıyordu. Keyifsiz olduğu belliydi.
“Neler
oluyor yavrucuğum?”
Yüzüme
baktı, “Sanırım beni aldatıyor,” dedi.
“Aldatmayan
erkek yoktur, aldatıldığını kabul etmeyen kadın vardır,” dedim.
Genç
çocuk, gülümsedi, “Ben sevgililerimi hiç aldatmadım.”
Çok
da sikimde, dedim içimden.
“Ona
yetmediğimi düşünüyorum.”
Hilal
gibi seks konusunda istekli bir kadın nasıl yetmezdi?
“Belki
de ona fazla geliyorsundur?”
Gülüşmeye
başladık. Genç çocuk, bir ara tuvalete gitti. Hilal, yanıma yanaştı kulağıma
eğilip fısıldadı, “Ona aldırma, erkeklerden hoşlanır.”
“Seni
çok fena istiyorum,” dedim.
Öpüşmeye
başladık. Elimi bluzun içine sokup bir memesini sıktım. Meme ucunu tüm gücümle
çekip uzattım. Acıyla inledi. Dilimi ağzına soktum ve emmeye başladı. Taytını
çıkarıp ona sahip olmak geçiyordu aklımdan.
Sonra
telefon çaldı ve kalktı yanımdan. Genç çocuk geldi odaya. Ayağa kalkıp bir
kadeh içki koydum. Pencereden sokağa bakmaya başladım. Birkaç kişi geçti
aşağıdan. Başımı çevirdiğimde genç çocuk bana bakıp gülüyordu.
“Ne
var? Ne gülüyorsun lan?”
“Sikin
kalkmış,” dedi.
“İlk
kez mi kalkan sik görüyorsun?”
Kıkırdadı.
“İstersen,
oral yaparım,” dedi.
“Teşekkür
ederim.”
“Çok
iyi emerim, çikolata tüpünü emer gibi.”
“Çok
naziksin, ama istemiyorum.”
“Sen
bilirsin.”
Hilal,
geldikten sonra içkiye devam ettik. Şişe bittiğinde genç çocuk kanepede
sızmıştı. Hilal, sarhoş olmuştu. Bir yudum daha içmesine izin veremezdim. Yatak
odasına girdik. Ayakta sevişmeye başladık. Elimi arkadan taytın içine sokup
kalçalarını sıktım. Kocaman iki yarım küreydi. Dünyayı avuçluyordum sanki.
Yatağa sırt üstü uzandı. Üzerine çıktım. Derken bir şey oldu. Sızmıştı. Bir
karar vermem gerekiyordu. Bir çırpıda taytı sıyırdım. Siyah dantelli bir
çamaşır çıktı. Onuda çekip aldım bacaklarından. Ayaklarında sadece çorapları
kalmıştı. Bir süre memeleriyle ilgilendim. Meme istemiyordum. Am istiyordum.
Göbeğinden aşağıya doğru inip sihirli derinliği yaladım. Traşlamıştı birkaç gün
olmuştu sanırım. Yeni çıkan tüyler ok gibi saplanıyordu. Yalandıkça ıslanmaya
başladı ve inledi. Parmağımı soktum sıcak yarığa. Pantolonumu sıyırdım ve önce
kafasını sürttüm.
“Hayır
hayır, çok yavaş düzücem seni,” dedim.
“Gülümsedi.”
“Beni
neredeyse kandırıyordun,” dedim.
“Oyun
oynamayı seviyorum,”dedi ve inledi. Çünkü kafasını sokmuştum.
Her milimi yavaşça içine aldı. Sonunda
bir oh sesi duyuldu. Yavaşçe geri çektim ve tekrar soktum. Bunu 7-8 kez
tekrarladım. Giderek hızlandım. İnliyor boşalıyordu.
Sonra
birden omzuma vurdu.
“İçki
istiyorum, hadi.”
“Şimdi
mi?”
“Evet.”
Üzerinden
kalkıp mutfağa gittim. Dolapta birkaç şişe bira vardı. Onları bulmam zaman
aldı, odaya döndüğümde kapıda elimde şişelerle kalakaldım.
Genç
çocuk, Hilal’in üzerine kapanmış onu düzmeye çalışıyordu. Hilal, uyuma numarası
çekiyordu.
“Napıyorsun
lan?” dedim ve çocuğu geri çektim.
“Ne
var? Sen yapmıyor musun?”
İki
çıplak erkek tartışıyordu. Aletine gözüm kaydı. Devasa bir penis sarkıyordu
önünde. Fil hortumu gibi çirkindi. Ucu ince köküne doğru kalınlaşıyordu. Yirmi
santim üzerinde olmalı, dedim içimden. Bu çocuğa mı nasip olmuş?
“Bak
oğlum, sıramı kimseye vermem. Eğer çıplak olmasaydık seni pataklardım. İstersen
giyinelim ve bunu dışarıda halledelim.”
Bir
süre yüzüme baktı.
“Tamam,
sen gör işini…” dedi ve çıktı odadan.
Fırını
kontrol ettim. Anlaşılan çocuk boşalmamıştı. Tekrar ısıtmam zaman aldı ve
gecenin kalanında iki kez boşaldım Hilal’in içine…
Sabah
uyandığımda kanepedeydim. Genç çocuk gitmişti. Hilal, hazırlanıyordu. Okula
gitmesi gerekiyormuş.
“Gece
ne oldu?” diye sordum.
“Senden
sonra tekrar denedi.”
“Vay
piç!”
“Çok
uğraştı, sadece ucunu alabildim. Bir kez içime boşaldı. Hayatımda bu kadar çok
sperm görmedim. Bacaklarımdan aktı.”
“Dev
gibi aleti var fakat erkeklerden mi hoşlanıyor?”
“Evet,
bu aleti alacak kız bulamıyormuş. Sonunda penis bir bumerang gibi kendisine
dönmüş.”
Birkaç
ay sonra Hilal evlendi. Öğrendik ki hamileymiş…
Merhaba Adana'dan Doruk ben, boy 1.85 yaş 27 kişisel fitness antrenörüyüm. Kendini yetiştirmiş ne istediğini bilen biriyim.Olgun karakterli kadınlardan hoşlanıyorum.İyi bir dinleyiciyim seks partneri dışında da arkadaş dost sırdaş her şey olabilirim yeter ki işin içinde yalan dolan olmasın.Kadınımı asla yatakta mutsuz bırakmam ama bazen sadece sarılıp öylece yatmak da güzeldir. Şehveti yaşamayı ve yaşatmayı seven biriyim. Lütfen sadece ne istediğini bilen hanımlar, kendinizden gerçekten eminseniz iletişim kurun benimle kıymetli zamanımızı boşa harcamayalım teşekkürler. 0545 697 63 00 (özele açık) resimler bana ait
YanıtlaSil